Türkçede en yaygın kullanılan sözcükler arasında yer alan ‘estetik’ kelimesi hem felsefi açıdan hem de günlük yaşam için değişik anlamlar üzerinden değerlendirilir. Fransızca kökenli olan bu sözcük, en sık
‘güzellik duygusu ile ilgili olan’ anlamıyla kullanılmaktadır. Güzelliğin insan bedeni ve duyguları üzerindeki etkilerini ele alan felsefik yaklaşım ise estetiğin insan yaşamındaki bütünlüğünü sorgular.
Jinekolojik açıdan ise kadın genital
estetiği, kadın alt genital sistemine yönelik hem görünüm hem de işlevi iyileştirmek amacıyla yapılan, cerrahi ve cerrahi dışı tıbbi uygulamalara verilen genel addır.
En sık estetik kaygılar öne çıksa da aslında bu işlemler yapısal, hijyenik, psikolojik ve cinsel sorunlar nedeniyle de yapılmaktadır.
Genital estetiğin ilgi alanı olan anatomik yapılar vajen, kızlık zarı, iç ve dış dudaklar, klitoris ve anüs ile vajen girişi arasındaki perine bölgesidir. Kadın genital estetiğinin popülaritesi son yıllarda tüm plastik uygulamalara olan ilginin çok üstünde bir oranda artmaktadır. İlk 1970’lerin sonlarında yapılmaya başlanan iç dudak küçültme ameliyatı sayısı hızla artmaktadır. O zaman bile kadınlar, estetik ve fonksiyonel memnuniyet açısından iç dudakların dış dudakların dışına taşmaması gerektiğini düşünüyorlardı.
Elbette bu alana olan ilgi artışının çeşitli nedenleri vardır. Teknoloji ve modada olduğu gibi güzellik algısı da sürekli gelişmektedir. Kılsız dış genital bölge imajının yaygınlaşması hem kadınlar hem de partnerleri için dış genital organların daha iyi görülmesini sağladı. Yine, vücuda tam oturan moda trendi giysiler kadınları kasıklarının konturları konusunda daha dikkatli olmaya itti. Böylece, dış genital organlardaki asimetri ve farklılıklar daha fazla dikkat çekmeye başladı ki bu da cerrahi değişiklik isteğinin artmasına neden oldu. Ayrıca, genital estetiği araştıran kadınlar genellikle internet aramalarına yöneldi. Medyadaki şeffaf kıyafetlerle gezinen modellerde iç dudakların belirgin ve sarkık olmadığı izlenimi, ünlülerin fotoşoplu dar kıyafetler, iç çamaşır ve mayolu görüntülerine erişimin kolaylaşması, kadınlarda bu görünüme sahip olma özentisini doğurdu.
Kadın genital estetik ameliyatlarını teşvik eden çevirimiçi sitelerde, normal dış genital bölge görünümündeki geniş çeşitliliği, düzenli olarak, ‘doğal olmayan’
veya ‘hastalıklı’ olarak tanımlayarak ergenlik öncesi görünüm ötesindeki çeşitliliğin, sıkıntıya ve cinsel işlev bozukluğuna yol açtığını ima eden içerikler oldukça fazlalaştı.
Yine, internet pornografisinin anonimliği sonucu ‘mükemmel çıplak dış genital bölge’ görüntülerine ulaşım kolaylaştı. Pornografide kadın genital bölgesinin görünürlüğüne ve öne çıkmasına yönelik ince bir değişim ve eğilim olduğu gözlendi. Sonuç olarak, tüm medya kaynaklarıyla desteklenen, estetik açıdan yetersiz dış genital organlara sahip olma algısı oluşturuldu.
Yanısıra, normal yaşlanmanın etkilerini tersine çevirmeye yönelik toplumsal vurgu da genital estetiğe olan ilgiyi perçinledi.
Aynı derecede önemli olan, genital estetik cerrahisinin cinsel tatmini artırdığı yönündeki pazarlama iddialarıdır. Ancak kadınların cinsel ilişkilerinde beklentileri bu uygulamalar sonrasında her zaman gerçekleşmemektedir. Zaten kültürel araştırmalar da modern internet pornografisinin birçok kişide yarattığı düşünceyle çelişen şekilde, heteroseksüel erkeklerin %98’inin dış genital bölge görünüşünü hiç umursamadığını göstermiştir.
Günümüzde gelinen noktada, kadınlar yüz ve memelerin ötesinde bu özel bölgelerine daha fazla odaklanmaya, onun görünümünü daha fazla önemsemeye başladı. Böylece dış genital bölge artık yeni bir estetik ünite, yeni bir estetik bütün olarak algılanmaktadır. Genital estetik ameliyatları doğru hasta grubunda doğru tekniklerle uygulandığında işlevsel, psikolojik ve estetik açılardan oldukça büyük yararlar sağlamaktadır.




